Değerli dostlar,
Bu hafta EĞİTİME DAİR yazımızda, 1 Eylül’den bu yana devam eden sendikamızın seçim süreci ve demokrasi üzerine birkaç söz söylemek istiyorum.
Dün gerçekleştirdiğimiz 8. Olağan Genel Kurulumuzla birlikte yeni dönemde görev alacak arkadaşlarımızı belirledik. Böylece seçim sürecimizi tamamlamış, önümüzdeki dört yılın sorumluluğunu da üstlenmiş olduk.
Artık önümüzde yeni bir dönem var. Verdiğimiz sözün gereğini; bıkmadan, usanmadan, üşenmeden ve yorulmadan yerine getirme sorumluluğuyla çalışacağız.
Bir söz verdik. Delegelerimiz de kongremize gelerek oylarını kullandılar ve bize duydukları güveni sandıkta ortaya koydular. Sandık, demokrasinin en açık ve en güçlü irade beyanıdır. Bizim için de esas olan, üyenin iradesinin sandığa özgürce yansımasıdır.
Sendikal demokrasinin önemli bir tarafı da görev değişimleridir. Bazı arkadaşlarımız yeni dönemde farklı görevler üstlenirken, bazı arkadaşlarımız farklı sorumluluklarla mücadelemize katkı sunmaya devam edecek. Çünkü bizim için esas olan makamlar değil, dava ve teşkilat sorumluluğudur.
Sendikamızdaki seçim sürecinin kendine özgü bir işleyişi var. Süreç, herkesin katılabildiği delege seçimleriyle başlıyor; seçilen delegeler ise genel kurulda iradelerini ortaya koyarak yeni yönetimi belirliyor.
Bu yönüyle sendika seçimleri yalnızca sandıkta başlayan ve sandıkta biten bir süreç değildir. İlçelerden iş yerlerine kadar teşkilatın tamamının sahada olduğu, adayların ekiplerini oluşturduğu, delegelerle iletişim kurduğu ve kendisini anlattığı uzun bir demokratik süreçtir.
Nitekim delege seçimlerinde %70’in üzerinde, Genel Kurulumuza ise tek liste olmasına rağmen %90’ın üzerinde katılım olması da teşkilatımızın seçimlere gösterdiği ilginin ve iradenin önemli bir göstergesidir. Ardından delegelerimizle yapılan istişareler ve genel kurul süreciyle birlikte üyelerimizin iradesi yeni dönemin yönetimine yansımıştır.
Elbette her seçim bir yarış içerir. Ancak bizim açımızdan seçimlerin asıl anlamı, yarışın sonunda teşkilatın yeniden aynı hedef etrafında kenetlenebilmesidir. Seçimlerin kaybedeni yoktur; kazanan Eğitim-Bir-Sen’dir, dostluktur, kardeşlik hukukudur, birlik ve beraberliktir.
Şimdi artık seçim geride kaldı.
Önümüzde yeni bir dönem, yeni sorumluluklar ve yeni bir yol haritası var. Bize düşen, seçim sürecindeki enerjimizi ve heyecanımızı yeni dönemin çalışmalarına taşımaktır.
Dünden bugüne bu teşkilata emek veren, sorumluluk üstlenen, taşın altına elini koyan bütün arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum.
Yeni dönemde görev alan bütün arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Rabbim hepimize hak, emek ve özgürlük mücadelemize yakışır şekilde çalışmayı, güzel işler yapmayı ve kalıcı izler bırakmayı nasip etsin.
Yeni dönemimiz teşkilatımıza, eğitim çalışanlarımıza ve eğitim davamıza hayırlı olsun.
Haftaya yeni bir “Eğitime Dair” yazısında buluşmak üzere. Sağlıkla kalın.
EĞİTİME DAİR - Okullarda Güvenlik: Kapıdaki Tedbirler Yetmez!
EĞİTİME DAİR - Eğitimin Yükünü Kimin Omzuna Bırakıyoruz?
EĞİTİME DAİR - Eğitim Bir-Sen’de Seçim ve Demokrasi
EĞİTİME DAİR-Öğretmenlerimizin Kıymetini Bilelim: Moral ve Motivasyon En Büyük Gücümüzdür
EĞİTİME DAİR - Yeni Eğitim Öğretim Yılına Merhaba
EĞİTİME DAİR- İlk Zilin Heyecanı: Birinci Sınıflar, Gizli Stresler ve Büyük Başlangıçlar
EĞİTİME DAİR - Eğitimin Görünmeyen Kahramanları
Eğitime Dair: İl ve İlçe Emri Bekleyen Aileler Ne Olacak?
Okul Yöneticiliği: Eğitim Liderliği mi, Sınırsız Sorumluluk mu?
Yönetici Eğitimi: Doğru Bir Vizyon, Zayıf Bir Uygulama
Norm Kadro Zulmü: Aile Bütünlüğü Yönetmeliklere Feda Edilemez!
Köy Okullarını Norm Kadroya Feda Etmeyelim!
Eğitime Dair; LGS Kıskacında Çocukluk
EĞİTİME DAİR - Sandığa Yansıyan İrade, Yeni Dönemin Sorumluluğu
Tarihin Doğru Tarafında Sendikacılık
YENİ DÜNYA DÜZENSİZLİĞİ
BU BİR BAYRAK KOŞUSUDUR
KARAMAN’DA BİR AVUÇ İDRAKSİZİN KOPARTTIĞI FIRTINA
OKUL YÖNETİCİLİĞİ “İKİNCİ GÖREV” DEĞİL, ESAS GÖREV OLMALIDIR
İLKSAN’da Göz Boyayan İyileştirme