Yazı
Yazar : Önder UÇAK
2026-07-20 10:30:21
Görüntülenme
Norm Kadro Zulmü: Aile Bütünlüğü Yönetmeliklere Feda Edilemez!
Önder UÇAK
Norm Kadro Zulmü: Aile Bütünlüğü Yönetmeliklere Feda Edilemez!
Önder UÇAK

Geçen hafta, "Köy okullarını norm kadroya feda etmeyelim; köy okulları köylerin kalbi olarak yaşamaya devam etsin" diyerek önemli bir eğitim sorununa dikkat çekmiştik. Bu hafta ise eğitim çalışanlarımızın sırtında adeta bir kambura dönüşen norm kadroya bağlı resen atama uygulamasının beraberinde getirdiği mağduriyetlerle devam ediyoruz.
Yıllardır yönetmelikte yer almasına rağmen haklı gerekçelerle uygulanmayan norm fazlası öğretmenlerin resen atamaları, ne yazık ki bu dönemde devreye sokuldu. Üstelik bu atamalar yapılırken; öğretmenlerimizin eş durumu, mazeretleri ve ilçeler arası mesafeler hiç gözetilmedi. Önce ilçe içi, ardından ilçe grupları ve en nihayetinde il genelindeki boş normlara tamamen mekanik bir anlayışla atamalar gerçekleştirildi.
Süreç Nasıl İşledi ve Nerede Tıkandı?
Sürecin arka planına baktığımızda karşımıza tam bir tezatlar zinciri çıkıyor:
Umutla Başlayan Atamalar: Eş veya özür durumundan Muğla’ya atanmak isteyen öğretmenlerimiz, ailelerine kavuşabilmek adına "İhtiyaç olması durumunda il genelinde herhangi bir kuruma atanmayı kabul ediyorum" butonunu işaretleyerek atamalarını gerçekleştirdiler.
İlk Etaptaki Çözümler: Bu öğretmenlerimiz ilk etapta mazeretlerinin bulunduğu ilçe emrine verildiler. Eğitim-öğretim yılı başladığında ise bulundukları ilçelerde; özel eğitim, destek eğitimi veya ihtiyaç duyulan okullara görevlendirilerek sürecin içinde aktif olarak yer aldılar. Düzen kurulmuş, eğitim sorunsuz başlamıştı.
Resen Atama Şoku: Tam eğitim-öğretim düzeni sağlanmışken, birden resen atama süreçleri işletilmeye başlandı. Yıllardır rafta duran yönetmelik maddesi birden hatırlanarak uygulamaya konuldu.
Muğla Coğrafyasında "Resen Atama" Demek, Ailelerin Bölünmesi Demektir!
Öğretmenlerimiz eşlerinin ve çocuklarının olduğu ilçelerde düzenlerini kurmuş, evlerini tutmuş ve okullarında göreve başlamışken; resen atamayla adeta sürgün niteliğinde başka ilçelere gönderildiler.
Muğla coğrafyasını bilenler hak verecektir ki; yapılan atamalar arasında yaklaşık 50 öğretmenimizin durumu kelimenin tam anlamıyla bir mağduriyet hikayesidir. Seydikemer’den Bodrum’a, Menteşe’den Bodrum’a, Fethiye’den Bodrum’a ve Datça’dan Bodrum’a yapılan atamalar, günlük gelip gidilmesi imkansız uzaklıklardadır. Üstelik bu atamaların tamamı, eş durumu özrüyle Muğla’ya gelen öğretmenlerimizden oluşmaktadır.
Şimdi soruyoruz: Bir anne ya da baba; eşinden ve çocuklarından yüzlerce kilometre uzaktaki bir ilçede çalışmaya zorlanırken, ailesini sadece hafta sonları görebilecekken eğitimde verimlilikten bahsedilebilir mi? İkinci bir ev kirası, astronomik ulaşım maliyetleri aile bütçelerini sarsmayacak mı?
Hayatın Olağan Akışına ve Mantığa Aykırı Bir Zorlama
Şüphesiz ki, olağanüstü bir durum olmadıkça öğretmen ve yöneticilerimizin kadrolarının bulunduğu okulda görev yapması doğru bir ilkedir. Ancak bu ilkeyi körü körüne uygulayıp, Bodrum’da bir okul öncesi öğretmenine ihtiyaç varken, yüzlerce kilometre uzaktaki Seydikemer’de norm fazlası olan bir öğretmeni "Ben seni illa ki oraya göndereceğim" diyerek zorlamak, hayatın olağan akışına tamamen terstir.
İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün yönetmelik çerçevesinde öğretmenlerimize destek olmaya çalıştığını ve iyi niyetini görüyoruz. Ancak ortada sistemsel bir mevzuat katılığı mevcuttur. Aile kurumunu kutsal sayan hükümet politikalarına rağmen sahada uygulanan bu yöntem, derin bir tezat oluşturmaktadır. Aksi takdirde, bu ağır psikolojik stres ve ekonomik baskı, aile bütünlüğünü kökünden sarsacak boyuttadır. Nerede kaldı "aile bütünlüğü" ilkesi? Geçmişte bu tür uygulamaların aleyhine verilmiş çok sayıda mahkeme kararı bulunmasına rağmen bu inadı anlamak mümkün değildir.
Sonuç Olarak;
Eğitim, sadece ders saatlerinden ve norm sayılarından ibaret değildir; odağında insan vardır. Huzursuz bir öğretmenle, bölünmüş bir aileyle eğitimde başarı yakalanamaz.
Buradan bakanlığa sesleniyoruz: Mahkeme kararlarını, aile huzurunu ve coğrafi gerçekleri görmezden gelen bu katı uygulamadan bir an önce vazgeçilmelidir. Öğretmenlerimizin sesine kulak verilene, aileler yeniden bir araya gelene kadar haklı mücadelemizi sürdürmeye kararlılıkla devam edeceğiz.
Bu zorlu süreçlerin en kısa sürede hakkaniyetle çözülmesini temenni ediyor; tüm öğretmenlerimize, eğitim çalışanlarımıza ve kıymetli ailelerine sabır, kolaylık ve muvaffakiyetler diliyorum.
Haftaya yeni bir gündemle buluşmak dileğiyle; kalbi muhabbetlerimle, sevgi ve selamlarımla..

MEMUR-SEN
KONFEDERASYONU
EĞİTİMCİLER BİRLİĞİ
SENDİKASI
Zübeyde Hanım Mahallesi Sebze Bahçeleri Caddesi No:86
Altındağ - Ankara / TÜRKİYE
Tel : 0.312 231 23 06 Faks : 0.312 230 65 28
ebs@ebs.org.tr
Copyright © Eğitim Bir Sen