Bugün çalacak ilk ders ziliyle birlikte okullarımız cıvıl cıvıl çocuk sesleriyle dolacak; büyük eğitim ailemiz nihayet sınıflarında yeniden bir araya gelecek.
Geçtiğimiz hafta okul öncesi ve birinci sınıf öğrencilerimizin uyum haftasıyla başlayan heyecan, öğretmenlerimizin ve tüm eğitim çalışanlarımızın yeni döneme yönelik hazırlıklarıyla birlikte okullarımızda hummalı bir gayrete dönüştü.
İl, ilçe ve okul yöneticilerimizden personellerimize kadar Bakanlığımızın her kademesindeki çalışanları gece gündüz demeden gayret gösterirken, öğretmenlerimiz de evlatlarımızı en güzel şekilde karşılamak adına sınıflarını büyük bir özen ve özveriyle hazırladı.
Bu yıl bahçe görevlilerinin de eğitim kadrosuna dahil edilmesi, okul güvenliği ve huzuru adına atılmış son derece yerinde bir adım oldu.
Başarıyı büyütmek, eksikleri gidermek.
Yeni eğitim-öğretim yılına umutla bakmamızı sağlayan gelişmelerin başında PISA 2025 sonuçlarında elde edilen tablo gelmektedir.
Türkiye’nin Fen Bilimleri, Okuma Becerileri ve Matematik alanlarında ortaya koyduğu bu performans; son yıllarda eğitime yapılan yatırımlar kadar sahadaki asıl kahramanlarımız olan öğretmenlerimizin emeğinin, gayretinin ve fedakârlığının bir sonucudur.
PISA 2025’e Muğla’mızdan da 4 okulumuzun katılmış olması ve bu başarıya il olarak katkı sunmamız göğsümüzü kabartmış, bizlere ayrı bir gurur yaşatmıştır.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile öğrencilerimizi çağın gereklerine ve ihtiyaçlarına uygun şekilde yetiştirme gayretinin meyvelerini vermeye başladığını, Sayın Bakanımız Yusuf TEKİN’in vizyonunun sahada yeşerdiğini görmek son derece kıymetlidir.
Elde edilen bu büyük başarıda pay sahibi olan öğretmenlerimizi yürekten tebrik ediyor; kazanımların daim olması, eksiklerin ve hataların hızla düzeltilerek hedeflere ulaşılması adına elimizden gelen tüm desteği vermeye devam ediyoruz.
Eğitim ailesi sorunları da çözmelidir.
Ancak böylesi büyük bir ailenin, sevinçleri paylaştığı gibi aksaklıkları da hızla gidermesi şarttır.
Mali konulardan zorunlu eğitime, okul güvenliğinden sendikal eylem kararlarımıza kadar konuşulacak pek çok konu var.
Fakat bugün, eğitimin bel kemiğini oluşturan öğretmenlerimizin sayısal olarak az bir kısmını ilgilendiriyor gibi görünse de yarattığı tahribat bakımından derin izler bırakan aile birliği mağduriyetine ve görevlendirme süreçlerindeki tıkanıklığa dikkat çekmek istiyoruz.
Geçen yıldan bu yana boş normları doldurmak amacıyla aile bütünlüğü gözetilmeksizin; Seydikemer’deki bir öğretmenin ailesinden koparılarak Bodrum’a, Datça’daki bir öğretmenin Fethiye’ye re’sen atanması ve ardından “herkes kendi normunda çalışacak, mesafeye bakılmaksızın görevlendirme yapılmayacak” denilerek yapay zekâ destekli katı bir uygulamanın devreye sokulması ne kamu yönetimi anlayışıyla ne de Bakanlığımızın “büyük aile” vizyonuyla bağdaşmaktadır.
Şehrin bir ucundaki boşluğu doldurmak adına aileleri yüzlerce kilometre mesafeyle ayırmak, çocukları ortada bırakarak öğretmenlerimizi hem maddi hem de manevi bir çıkmaza sürüklemek kabul edilebilir bir yaklaşım değildir.
Üstelik Bakanlığın, görevlendirmeler için sisteme giriş zorunluluğu getirmesi ve ancak merkez onayından sonra işlem yapılmasına imkân tanıyan modül uygulaması, günlerdir sahada tam bir belirsizlik ortamı yaratmıştır.
Sürecin nasıl işleyeceği bilinmemekte ve öğretmenlerimize tatmin edici bir cevap verilememektedir.
Millî Eğitim personel birimleri gece yarılarına kadar özveriyle çalışmasına rağmen, söz konusu modülün getirdiği engeller nedeniyle görevlendirmelerin birçoğu tamamlanamamış; bu bürokratik tıkanıklık, yeni dönemin ilk gününde bazı sınıflarımızın öğretmensiz kalma riskiyle karşı karşıya kalmasına yol açmıştır.
Mesele sadece sayı değildir
Bu durumdaki ailelerimiz sayısal olarak az olabilir; ancak unutulmamalıdır ki her bir aile, bu ülkenin geleceğini şekillendiren en kutsal yuvası, en dokunulmaz gönül bağıdır.
Yeni eğitim-öğretim yılımızın hayırlara vesile olmasını diliyor; aileleri yeniden bir araya getirecek, sahadaki bürokratik engelleri ortadan kaldıracak hakkaniyetli düzenlemelerin bir an önce yapılarak bu yanlıştan dönülmesini temenni ediyorum.
Haftaya görüşmek üzere, selam ve muhabbetle…
EĞİTİME DAİR- İlk Zilin Heyecanı: Birinci Sınıflar, Gizli Stresler ve Büyük Başlangıçlar
EĞİTİME DAİR - Eğitimin Görünmeyen Kahramanları
Eğitime Dair: İl ve İlçe Emri Bekleyen Aileler Ne Olacak?
Okul Yöneticiliği: Eğitim Liderliği mi, Sınırsız Sorumluluk mu?
Yönetici Eğitimi: Doğru Bir Vizyon, Zayıf Bir Uygulama
Norm Kadro Zulmü: Aile Bütünlüğü Yönetmeliklere Feda Edilemez!
Köy Okullarını Norm Kadroya Feda Etmeyelim!
Eğitime Dair; LGS Kıskacında Çocukluk
EĞİTİME DAİR - Yeni Eğitim Öğretim Yılına Merhaba
Tarihin Doğru Tarafında Sendikacılık
YERYÜZÜ KARANLIĞI KALBİNİZLE AĞARIYOR
BU BİR BAYRAK KOŞUSUDUR
KARAMAN’DA BİR AVUÇ İDRAKSİZİN KOPARTTIĞI FIRTINA
OKUL YÖNETİCİLİĞİ “İKİNCİ GÖREV” DEĞİL, ESAS GÖREV OLMALIDIR
İLKSAN’da Göz Boyayan İyileştirme