Haber
2026-05-22 10:58:11
BASIN AÇIKLAMASI: OKULLARIMIZI VE ÖĞRETMENLERİMİZİ HEDEF ALAN YARGISIZ İNFAZLARA KARŞI İTİDAL ÇAĞRISI!

Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Kamuoyu;
Son günlerde Muğla Menteşe’deki bir anaokulumuzda, henüz 6 yaşındaki iki okul öncesi öğrencimiz arasında yaşanan müessif bir hadisenin, basına ve sosyal medyaya yansıtılış biçimi bizleri derinden üzmüştür. Henüz oyun çağındaki çocukların kendi aralarındaki bir anlık fiziksel temasının, kamuoyuna acımasızca "ihmal sonucu akran zorbalığı" ve "veliler isyanda" ifadeleriyle skandal gibi sunulması, ne pedagojik gerçeklerle ne de vicdanla bağdaşmaktadır.

6 Yaşındaki Bir Çocuğu "Zorba" İlan Etmek Pedagojik Bir Cinayettir
Okul öncesi eğitim dönemi, çocukların motor becerilerini, akran ilişkilerini ve duygu kontrollerini henüz yeni öğrendikleri bir süreçtir. Bu yaş grubundaki çocukların birbirlerine sarılırken, oyun oynarken ya da bir nesneyi paylaşırken istemeden, sınırlarını öngöremeden birbirlerine zarar vermeleri —asla tasvip etmesek de— gelişimsel süreçte rastlanabilecek bir durumdur.
Tıbbi raporlarda da kızarıklık dışında ciddi bir bulguya rastlanmamış olan bu olayı, "planlı bir şiddet veya zorbalık" gibi yansıtarak 6 yaşındaki bir sabiyi kamuoyu önünde "zorba" ilan etmek, o çocuğun tüm geleceğini ve psikolojisini karartmak demektir. Suçlayıcı değil, yapıcı ve itidalli olmak eğitim süreçlerinin en temel kuralıdır.

Öğretmenlerimizin İnsani İhtiyaçları ve Emeği Görmezden Gelinemez
Okul öncesi öğretmenlerimiz, yönetmelik gereği kesintisiz olarak günde 6 ders saati (toplam 5 saat) boyunca minik yavrularımızın sorumluluğunu üstlenmektedir. Takdir edilir ki, kesintisiz devam eden bu süreçte bir insanın en temel lavabo veya acil sağlık ihtiyacının doğması gayet insanidir.
Böyle anlarda, öğrencilerin sınıfta yalnız kalmaması adına okulun bir personelinin 2-3 dakikalığına sınıfa gözetmenlik yapması adli bir suç ya da "görevden kaçma" değil, anlık bir zarurettir. Bu durumu "sınıfı boş bırakan öğretmen, çocukları kaderine terk etti" şeklinde manipüle etmek, her gün canını dişine takarak çalışan fedakar öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize haksızlıktır.

Okullarımıza ve Öğretmenlerimize Sahip Çıkma Zamanıdır
Ülke olarak yakın zamanda Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da eğitim çalışanlarımıza ve öğrencilerimize yönelik yaşanan ve hepimizin yüreğini dağlayan acı hadiselerin yarası henüz çok tazeyken, eğitim camiasını pervasızca hedef tahtasına koymak büyük bir sorumsuzluktur. Toplumsal şiddetin ve kutuplaşmanın okullarımızın kapısından içeri sızmaması için en çok hassasiyet göstermemiz gereken bir dönemden geçiyoruz.
Yaşanan her basit kazayı ya da çocuksu refleksi bir "ihmal ve kasıt" fırtınasına dönüştürerek yargısiz infaz yapmak, eğitim sistemimize ve öğretmenlik mesleğinin itibarına tamir edilemez zararlar vermektedir.

Bizler, sürecin idari ve adli boyutunun itidalle yürütülmesini elbette destekliyoruz; ancak olayın enine boyuna araştırılmadan, aile-okul iş birliğini zedeleyecek şekilde kamuoyuna bir "skandal" gibi servis edilmesini şiddetle reddediyoruz.
Medyamızı, velilerimizi ve tüm kamuoyunu; pedagojik gerçekleri göz önünde bulundurarak daha sakin, daha sağduyulu ve insaflı davranmaya, okullarımıza ve öğretmenlerimize sahip çıkmaya davet ediyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Önder UÇAK
Eğitim-Bir-Sen Muğla Şube Başkanı

MEMUR-SEN
KONFEDERASYONU
EĞİTİMCİLER BİRLİĞİ
SENDİKASI
Zübeyde Hanım Mahallesi Sebze Bahçeleri Caddesi No:86
Altındağ - Ankara / TÜRKİYE
Tel : 0.312 231 23 06 Faks : 0.312 230 65 28
ebs@ebs.org.tr
Copyright © Eğitim Bir Sen