Eğitim çalışanlarının emeğinin değeri başka bahara kalmasın


48 | 21.03.2019
| |

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın verileceğini ilan ettiği ve ‘ikinci 100 günlük eylem planı’nda da yer verilen ‘Öğretmenlerin ek göstergelerinin 3600’e yükseltilmesi’ konusunda hâlâ bir adım atılmadığını ifade ederek, “Defalarca dile getirdik, buradan bir kez daha ifade ediyorum. Verilen sözün gereği bir an önce yapılmalıdır. Zamana yayılan, sürüncemede bırakılan vaatler, yapılmayan her iş umutsuzluğa neden olmakta, motivasyonu düşürmekte, başarıya ket vurmaktadır. Verilen bir sözün, alınan bir kararın hayata geçirilmesi bu kadar zor olmamalıdır. Eğitim çalışanlarını mutlu edecek, emeklerini değerli hâle getirecek çalışmalar başka bahara kalmamalıdır” dedi.


 

Genel Başkan Ali Yalçın, Eğitim-Bir-Sen Balıkesir 1 No’lu Şube’nin düzenlediği ‘Teşkilat Buluşması’na katıldı. Balıkesir Lisesi Konferans Salonu’nda üyelerle bir araya gelen Yalçın, sendikal çalışmalar ve eğitim gündemi hakkında açıklamalarda bulundu.



 

Gayemiz, her zaman kalıcı kazanımlara imza atmaktır

Sorun çözerek, kazanım elde ederek, eğitime ve eğitim çalışanlarına yönelik nitelikli çalışmalar yaparak sürdürdükleri sendikal yolculuklarında bir tek gayelerinin olduğunu vurgulayan Yalçın, “O da, üyemize, eğitim çalışanlarına, kamu görevlilerine, ülkemize, mazlumlara, mağdurlara, yetimlere ilişkin hayırla yâd edilecek kazanımlara imza atmaktır. Ülkemizin korku tünelinden çıkması, millî iradenin vesayetten arındırılması, tam demokrasiye geçilmesi, temel hak ve özgürlüklerin önündeki engellerin tamamen kaldırılması, nitelikli bir eğitim sisteminin kurulması, sorunları çözüme kavuşturulmuş bir kamu görevlileri fotoğrafının ortaya konulması, gelir dağılımındaki uçurumun kapanması, herkesin kendini huzurlu hissettiği bir iklimin oluşturulması, sağlam bir zeminin temelinin atılması, bütün mazlum ve mağdurların umudunun tazelenmesi için gayret gösteriyor, kararlılıkla çalışıyoruz” şeklinde konuştu.



 

Eğitim çalışanlarını mutlu edecek, alın ve akıl terini değerli hâle getirecek çalışmalar bir an evvel hayata geçirilmelidir

Eğitim gündemine ve çalışma hayatına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yalçın, başarının yolunun, öğretmen odalarının, eğitim çalışanlarının mutlu ve huzurlu olmasından geçtiğini belirterek, şunları söyledi: “Bu anlamda karşılanması gereken beklentiler, atılması gereken adımlar, yapılması gereken işler, çözüme kavuşturulması gereken sorunlar var. Eğitim çalışanları; hizmetliden memura, mühendisten avukata, şeften şube müdürüne bir bütündür ve eğitim sisteminin özneleridir. Bu nedenle, haklarda eşitlik, sorumlulukta paydaşlık ilişkisi kurulmalıdır. Ek gösterge konusunda ivedilikle adım atılmalı, 1 Ocak 2019’dan geçerli olmak üzere, bütün kamu görevlilerine 3600 ek gösterge verilmeli ve maaşlara yansıtılmalıdır. Bunun dışındaki herhangi bir yaklaşımı kabul etmemiz mümkün değildir. Yeni bir tartışma zaman israfı, bu işin daha fazla uzaması motivasyon kaybı olur. Yetkililere bir defa daha çağrıda bulunuyorum: Gelin, eğitim çalışanlarını mutlu edelim, alın ve akıl terlerini değerli hâle getirelim. Ancak bu şekilde geleceğe güvenle yürüyebiliriz.”



 

İnsan haklarına aykırı sözleşmeli personel uygulaması kaldırılmalıdır

Test edilmiş ve sorun olduğu konusunda tarihe kayıt düşülmüş konuların gündemden çıkarılması, yeni sorun alanlarının oluşmaması için emek harcadıklarını ifade eden Yalçın, kamu hizmetlerinin memurlar eliyle yürütülmesini ve kamu personel sisteminde temel istihdam modelinin kadrolu memur statüsü olarak kabul edilmesini talep ettiklerini vurgulayarak, “Bu talep ve kararımızdan vazgeçmeyeceğiz. Hukuk devleti, aynı işi yapanlara, aynı meslek adıyla, aynı unvanla kamu hizmeti sunanlara, farklı maaş ödemez, farklı haklar vermez, farklı sorumluluklar yüklemez. Aynı işi farklı sıfatlarla, farklı istihdam şekliyle, farklı maaş ve ücret ödeyerek yaptırmak aklen, hukuken, ahlaken anlatılabilir ve kabul edilebilir değildir. Sözleşmeli personel statüsünde istihdam edilen arkadaşlarımızın göreve başlama noktasında imzaladıkları sözleşme aslında birçok görünmeyen hüküm içermektedir. O sözleşmeyi imzalayanlar, sadece kamu görevlisi sıfatı kazanmıyor, çocuklarını özlememe yeterliliği, hukuken evli olsa da fiilen bekâr ya da boşanmış gibi davranma yeteneği de kazanıyor. Ek gösterge gibi bir talebin sahibi, derece ve kademe yükselmesi gibi bir işlemin öznesi olamaz sözleşmeli personel kardeşlerimiz. Onlarca çocuğa ders veren öğretmen, kendi çocuğundan mahrum kalmaktadır. Öğretmen bir tarafa, çocuklar babasından ya da annesinden belki de her ikisinden mahrum. İşi ile eşi arasında tercih yapmaya, kadrolu arkadaşından daha yüksek vergi ödemeye, sosyal güvenlik hakları noktasında belirsizliğe mahkûm bir kamu görevlisi portresini makul, makbul ve adil göremeyiz, görmüyoruz, görmeyeceğiz. Temel insan haklarına aykırı sözleşmelilikte 4+2’ye de 3+1’e de karşıyız. Atamaların kadrolu yapılmasını istiyoruz” diye konuştu.



 

Gelir vergisinde düzenleme yapılmalıdır

Ali Yalçın, gelir vergisi konusuna da değinerek, kamu görevlilerinden alınan gelir vergisinde oranın yüzde 15’te sabitlenmesi, vergide oranın değil, matrahın yükseltilmesi gerektiğini dile vurguladı.

Gelir vergisinin kamu görevlileri açısından hem maaş ve ücretlerinin hem de maaş ve ücretlerindeki kayıpların kaynağı olmak gibi bir konuma sahip olduğuna dikkat çeken Yalçın, şöyle konuştu: “Son 15 yıllık süreçte, kamu görevlilerinin gelir vergisi üzerinden yaşadığı kayıpların arka planında, gelir vergisi dilimlerine esas matrahlarda enflasyon oranı ile yeniden değerleme oranının altında artış yapılması yatmaktadır. Kamu görevlileri, mükellef sıfatıyla gelir vergisi öderken, önemli oranda eksilmeyle karşı karşıya bırakılmaktadır. 2019 yılında uygulanacak gelir vergisinde yer alacak matrahların, bütün bu olumsuzlukları giderecek şekilde daha yüksek tutarda belirlenmesi, kamu görevlileri dâhil olmak üzere, dar ve sabit gelirli kapsamında olan maaş ve ücret geliri elde eden kesim için gelir vergisi uygulamasının yüzde 15 sabit oran üzerinden gerçekleştirilmesi çağrımızı buradan bir defa daha tekrarlıyorum. Bu teklifimiz doğrultusunda düzenleme yapılması adaletin gereğidir.”


 

Yardımcı hizmetler kadrosu genel idare hizmetlerine sınıfına geçirilmelidir

Yardımcı hizmetler sınıfı çalışanlarının sorunlarının çözümü için çaba harcanması gerektiğini belirten Yalçın, yardımcı hizmetler sınıfının kaldırılmasını, bu hizmet sınıfındaki personelin genel idare hizmetleri sınıfına geçirilmesini ve ek gösterge sistemine dâhil edilmesini istediklerini kaydetti.

Örgütlü gücümüzü daha da büyütmeliyiz

“Daha düne kadar tartıştığımız birçok sorunu örgütlü gücümüzle çözdük ve kazanım hanemize yazdık” diyen Yalçın, “Öğretmen ve öğretim elemanlarının ek ödeme mağduriyetinin giderilmesi, nöbet karşılığında ücret verilmesi, sınav ücretlerindeki adaletsizliğin sona erdirilerek yüzde 250 artırılması, kurs merkezlerinde görevli memur ve hizmetlilere fazla çalışma ücreti ödenmesi, öğretim yılına hazırlık ödeneğinin artırılması, akademisyenlere yükseköğretim tazminatı kazandırılması, akademik teşvik ödeneği elde edilmesi, kamu görevlilerinin Cuma günü öğle tatili süresinin Cuma namazı vaktini de kapsayacak şekilde uzatılması gibi onlarca kazanım elde ettik, birçok meseleyi sorun ve stres konusu olmaktan çıkardık. Örgütlü gücümüzü büyütmeye devam etmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Yalçın, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Yücel Yılmaz’a, ilçe adaylarına, siyasi partilerin temsilcilerine, Eğitim-Bir-Sen Balıkesir 1 No’lu Şube Başkanı Mehmet Çabuk’a, yönetim kuruluna, ilçe ve işyeri temsilcilerine, üyelere ve bütün katılımcılara teşekkür ederek, sözlerini tamamladı.





Programda, Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Levent Uslu, Eğitim-Bir-Sen Balıkesir 1 No’lu Şube Başkanı Mehmet Çabuk ve AK Parti Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Yücel Yılmaz da birer konuşma yaptılar.
 



 
Küfür, Hakaret ve Rencide Edici Yorumlar Yayınlanmayacaktır.

Top